G E Ç T İ
Bülbüldüm bir gülün terennümünde
Zayoldu bu hayat beyhude geçti
ismin ağıt oldu her an her günde
Sanma ki bir lahzam asude geçti.
Aşk dolu yürekte yoktu masiva
Sendeydi bu derde umduğum deva
Gönlüme her zulmü görsen de reva
Bu ömrüm emrine amade geçti
Her çile sonsuza açmaz ki kucak
Bu devran elbette bir gün duracak
Vâki olduğunda o gün Emri Hak
Dersin ki; "Bir garip üftade geçti."
OZAN MİSALİ
Ben bu gün neşeyle gezip tozarken, Filistin ağlıyor, Irak ağlıyor. Mutluluk hevesli sözler yazarken, Çeçenistan bu gün yürek dağlıyor, Doğu Türkistanlım kara bağlıyor...
SİTEM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİTEM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Eylül 2009 Çarşamba
7 Eylül 2009 Pazartesi
Dokunup İncitme Mezar Taşımı

Şu kara ömrümün bitmez dumanı,
Yol vermez bahtıma yare gideyim.
Dur desem feleğin yoktur imanı,
Bilmem ben bu gönlü nasıl güdeyim???
Bekledim kaç mevsim bilmem kaç sene
Tutuştu her zerrem kavruldu sine
Mademki vuslatın öldüğüm güne
İstemem kabrime gelme nideyim
Eğlendin yıllarca halime güldün
Sinemi bin yerden böldün ha böldün
Ben öldümya sende gönlümde öldün
Yalan dünya senin ola ne deyim?
Pişmanlık duyarsan eğip başını
Dokunup incitme mezar taşımı
Helallik beklersen döküp yaşını
Deki"Gönül hakkı, nasıl ödeyim?"
Yol vermez bahtıma yare gideyim.
Dur desem feleğin yoktur imanı,
Bilmem ben bu gönlü nasıl güdeyim???
Bekledim kaç mevsim bilmem kaç sene
Tutuştu her zerrem kavruldu sine
Mademki vuslatın öldüğüm güne
İstemem kabrime gelme nideyim
Eğlendin yıllarca halime güldün
Sinemi bin yerden böldün ha böldün
Ben öldümya sende gönlümde öldün
Yalan dünya senin ola ne deyim?
Pişmanlık duyarsan eğip başını
Dokunup incitme mezar taşımı
Helallik beklersen döküp yaşını
Deki"Gönül hakkı, nasıl ödeyim?"
OZAN MİSALİ
31 Temmuz 2009 Cuma
GİTTİN
Canımı da versem yetmezdi sana
Candan öte neler aldın da gittin
Sevincim hayalim neşem bir yana
Nice umutlarım çaldın da gittin
Sermayem geriye bir ahım kaldı
Dilimde eyvahım günahım kaldı
Bir türlü olmayan sabahım kaldı
Sen uykularımı böldün de gittin
Sözüne güvenmem bilesin gayrı
Murada erdinse gülesin gayrı
Yüreğim bilmem ki ne desin gayrı
Sevdayı gönlümden yoldun da gittin
OZAN MİSALİ
Candan öte neler aldın da gittin
Sevincim hayalim neşem bir yana
Nice umutlarım çaldın da gittin
Sermayem geriye bir ahım kaldı
Dilimde eyvahım günahım kaldı
Bir türlü olmayan sabahım kaldı
Sen uykularımı böldün de gittin
Sözüne güvenmem bilesin gayrı
Murada erdinse gülesin gayrı
Yüreğim bilmem ki ne desin gayrı
Sevdayı gönlümden yoldun da gittin
OZAN MİSALİ
30 Temmuz 2009 Perşembe
ÇEKEN ANLIYOR
Hep aynı reçete aynı tarife
Bu benim derdimi çeken anlıyor
Hangi söz yeter ki bunu tarife
Devrilip yerlere çöken anlıyor
Nafile sormayın derdimi benim
Sızlatıp yormayın derdimi benim
Şaşıp hor görmeyin derdimi benim
İçimi içine döken anlıyor
Desem ki verilen sözler nerede
Alnı ak gözü pek yüzler nerede
Tarihe kök salmış izler nerede
Ah çekip boynunu büken anlıyor
Diri bildiklerim gördüm ki ölü
Aratmaz oldular sahrayı çölü
Bırakın yaprağı ağacı gülü
Bağrıma saplanan diken anlıyor
Yanarım yanmakmış gönlümün varı
Yananın bitmezmiş derdi efkarı
Özleyip yürekten yazı baharı
Umudu gül diye eken anlıyor
Her günde hüzün var her günde acı
Anladım derdimin yoktur ilacı
Hangimiz suçlu hangimiz davacı
Lutfedip yüzüme bakan anlıyor
Bükülmüş boyunlar yıkılmış başlar
Konuşsa bu hale ağlardı taşlar
Bir garip lokmalar bir garip aşlar
Ocağın altını yakan anlıyor
Zalimlerin zulmü yürek dağladı
Yürekteki yara kabuk bağladı
Garipler bunca yıl nasıl ağladı
Gözyaşı sel olup akan anlıyor
Hep bu dertle tüketti nefesini
Duyun feryadını duyun sesini
Anaların bitmez gamlı yasını
Karaları başa takan anlıyor
Misalim gariptir yazdıranlar var
Dertlidir canından bezdirenler var
Ümitsiz biçare gezdirenler var
Söyleye söyleye bıkan anlıyor
OZAN MİSALİ
Bu benim derdimi çeken anlıyor
Hangi söz yeter ki bunu tarife
Devrilip yerlere çöken anlıyor
Nafile sormayın derdimi benim
Sızlatıp yormayın derdimi benim
Şaşıp hor görmeyin derdimi benim
İçimi içine döken anlıyor
Desem ki verilen sözler nerede
Alnı ak gözü pek yüzler nerede
Tarihe kök salmış izler nerede
Ah çekip boynunu büken anlıyor
Diri bildiklerim gördüm ki ölü
Aratmaz oldular sahrayı çölü
Bırakın yaprağı ağacı gülü
Bağrıma saplanan diken anlıyor
Yanarım yanmakmış gönlümün varı
Yananın bitmezmiş derdi efkarı
Özleyip yürekten yazı baharı
Umudu gül diye eken anlıyor
Her günde hüzün var her günde acı
Anladım derdimin yoktur ilacı
Hangimiz suçlu hangimiz davacı
Lutfedip yüzüme bakan anlıyor
Bükülmüş boyunlar yıkılmış başlar
Konuşsa bu hale ağlardı taşlar
Bir garip lokmalar bir garip aşlar
Ocağın altını yakan anlıyor
Zalimlerin zulmü yürek dağladı
Yürekteki yara kabuk bağladı
Garipler bunca yıl nasıl ağladı
Gözyaşı sel olup akan anlıyor
Hep bu dertle tüketti nefesini
Duyun feryadını duyun sesini
Anaların bitmez gamlı yasını
Karaları başa takan anlıyor
Misalim gariptir yazdıranlar var
Dertlidir canından bezdirenler var
Ümitsiz biçare gezdirenler var
Söyleye söyleye bıkan anlıyor
OZAN MİSALİ
29 Temmuz 2009 Çarşamba
YOKLUĞUN
Gönlümden huzuru gözümden yaşı
Silmeyi öğretti yokluğun bana
Adı hasret olan bir arkadaşı
Bilmeyi öğretti yokluğun bana
Bendeyken her acı bendeyken çile
Diyecek çok söz var gelseydi dile
Düştüğüm ağlanacak hallerde bile
Gülmeyi öğretti yokluğun bana
Gün ve gün bir veda titrer sesimde
Ruhum delik arar can kafesimde
Aldığım her soluk her nefesimde
Ölmeyi öğretti yokluğun bana
Görmedin ahımı gönül ağrımı
Duymadın sevdaya olan çağrımı
Bir süngü misali yanık bağrımı
Delmeyi öğretti yokluğun bana
OZAN MİSALİ
Silmeyi öğretti yokluğun bana
Adı hasret olan bir arkadaşı
Bilmeyi öğretti yokluğun bana
Bendeyken her acı bendeyken çile
Diyecek çok söz var gelseydi dile
Düştüğüm ağlanacak hallerde bile
Gülmeyi öğretti yokluğun bana
Gün ve gün bir veda titrer sesimde
Ruhum delik arar can kafesimde
Aldığım her soluk her nefesimde
Ölmeyi öğretti yokluğun bana
Görmedin ahımı gönül ağrımı
Duymadın sevdaya olan çağrımı
Bir süngü misali yanık bağrımı
Delmeyi öğretti yokluğun bana
OZAN MİSALİ
BİZE NE OLDU

Tutardık düşenin koşup elinden
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Anlardık garibin mahsun halinden
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Her birimiz dosttuk, yiğittik, erdik
Kardeşlik değişmez yolumuz derdik
Zalime kızardık isyan ederdik
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Düşmanlar sokulup gelemezlerdi
Dostluk kalkanını delemezlerdi
Türk, Kürt, Çerkez diye bölemezlerdi
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Eksilmezdi güzelliğe saygımız
Şeref namus ardı bir tek kaygımız
Nerde kaldı edep haya duygumuz
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Anlardık garibin mahsun halinden
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Her birimiz dosttuk, yiğittik, erdik
Kardeşlik değişmez yolumuz derdik
Zalime kızardık isyan ederdik
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Düşmanlar sokulup gelemezlerdi
Dostluk kalkanını delemezlerdi
Türk, Kürt, Çerkez diye bölemezlerdi
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
Eksilmezdi güzelliğe saygımız
Şeref namus ardı bir tek kaygımız
Nerde kaldı edep haya duygumuz
Gardaş şimdi bize ne oldu böyle
OZAN MİSALİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)